Okul bitiyor mu ne ???

Posted: 17 Eylül 2010 Cuma

Selam sayın sessiz takipçilerim,biliyorum oralarada bir yerlerdesiniz birgün çıkıp 'CEEE' diyeceksiniz.Eeee ne var ne yok görüşmeyeli?Biliyorum sizlere hep söz veriyorum yazacağım diye ama sonra neden,sebep,mazaret ve bahane gibi şeylerle buraya yazmamı kendime haklı gösteriyorum :(Bugün uzun zamandan sonra gmail hesabını açınca bir arkadaşımın bana yorum yazdığını gördüm ve 'hadi oğlum cızıktır bir şeyler 'dedim.
Şaka maka koca hukuk fakültesinin son senesine gelmişim ehh durumumda fena sayılmaz işte iç güveysinden hallice,bir sorun olmazsa bu sene mezun olma ihtimalim yüksek :)
Valla sizi bilmiyorum ama yaklaşık 9aydır buraya yazmamışım o tarihten bu yana hayatımda neler oldu neler???Zaten o sebepler yüzünden yazamadım.
İlkini gelince Ankara'da üye olduğum bir dernek var ve bu derneğin AB Gençlik projelerinin organizasyonlarını yaptım şimdi de yine bir AB Gençlik projesinin Genel Koordinatörlüğünü görevini sürdürüyorum bakalım hayırlısıyla şu işten alnımızın akıyla çıkalım.
Sizler benim hiç resmimi görmediniz zaten görmeyinde zaten bu halimi iyice şiştim dombik oldum :D Ama sorun neden ??? Yaa bu sene biri kışın biri yazın olmak üzere iki kez Rize'ye gittim arkadaşların yanına,aman aman ne yemekler ne yemekler yedik ondan biraz şiştim kendime geleyim resim yayınlamyı düşünüyorum.
Valla uzun zamandan sonra bayağı iyi çene çaldık be blog kodadlı günlüğüm şimdi senin kapağını kapatayım en yakın zamanda tekrar açmak ümidiyle...

Muhafazakar Düşünme

Posted: 5 Aralık 2009 Cumartesi
Bugün gene her cumartesi olduğu gibi Dikmen Vadisinde bulunan düşünce topluluğunun semineride katıldım.Konu ilgimi çekmişti:'Muhafazakar Düşünce Geleneği'semineri veren ise Doç.Dr.Bekir Bera Özipek idi.Bu kadar girişten sonra asıl konuya gelelim.
Seminerde hoca muhafazakarlığın çeşitli özelliklerini saydı birazdan aşağıda belirteceğim sonra muhafazakarlığın bir ideoloji olduğundan ve muhafazakarlığın oluşum sürecini inceledi.
MUHAFAZAKAR
.Liberalcilerin bireysel,sosyalistlerin toplumsal çıkış noktalarını muhafazakarlar aileye dayandırırmış.
.Gelenek,din,vakıf,dernek gibi ara kuruluşları destekler,hocanın tabiriyle 'Devletin bireyi tenhada yakalamasını engellermiş:)'
.Bireye bir varoluş anlamı yüklermiş.
.Devrimci değil,evrimci yani toplumu bir organizma olarak kabul eder ve yukarıdan aşağıya doğru bir değişime sokmaya çalışmaz.
.Siyasete sınırlı bir etkinlik alanı olarak bakarlarmış.

Bunlar hocamızın değerli görüşleri idi ,şimdi ise beraberce biraz düşenelim kendini muhafazakar diye nitelendiren benim eşliğimde:)
Muhafakarlık,ülkemizde nedense sadece dini yaşayan,dine değer veren kişileri tanımlar yani aslında bir kavram karmaşası var ortada halbuki ateist muhafazakarda olmak mümkün.Nasıl mı?Şöyle ki muhafazakar demek bir düşünceyi değeri önemseyen,onun gerekliliğini kabul eden demektir,kişi dinin toplumu bir arada tutan bir harç olduğunu kabul eder;ancak kendisini buna bağlı hissetmek zorunda değildir.
Benim muhafazakarlık anlayışıma gelince ben toplumun içindeki bireyleri bir arada tutan,onların barış huzur içinde yaşamalarını sağlayan bir yöntem olan ve bence Osmanlı'da da hakim olan milliyetçi muhafakarım diye düşünüyorum.
Tabi bazı arkadaşlar hemen diyecek ki muhafazakar düşünce milliyetçiliği,ırkçılığı içinde bulundurmaz;ancak unutulmaması gereken bir nokta var.Osmanlıdaki milliyetçilik bazılarının sandığı ya da benimsediği faşist ve ırkçı milliyetçilik değildi zaten bu sayede o kadar farklı toplumu bir arada yaşaması sağladı.

Vizeler

Posted: 7 Kasım 2009 Cumartesi
Selam değerli dostlarım yaa haftaya vizeler başlayacak bu sebeple ders çalışmakla geçiyor vaktim yazamıyorum vizeler bitsin burada olacağım 4 gözle bekleyin beni

Şantaj,Düğün,Kuzen ve BEN

Posted: 29 Ekim 2009 Perşembe

Bu düğün merasimlerinde oldum olası damada ya da 'SADIÇ'adı altında o günün en şansız(enayisi)ilan edilen kişiye hep içten içe acımışımdır neden mi?Sizce çünkü bu kişilerden cebren ve hile ile yok kapı parası,yok şu parası yok bu parası adı altında yüklü meblalarda para kız evinin genç ya da kendini genç zanneden akrabalarınca tahsil edilirdi.Biliyorum ve bu kadar rahat anlatıyorum;çünkü bende yaptım zamanında ablamı evlendirirken;ancak o zaman hiç bu açıdan bakmamıştım;zaten de bakamazdım da yani ne diyecektim damada yazık istemeyin diyecektim haa:D o zaman kız eviydik şimdi erkek eviyiz:D
Geçen pazar günü Beşiktaş evlendirme dairesinde evlenen kuzenimin nikahında da bunlar oldu...Hatta erkek evi olmama karşılık bu işlerin içinde bifiil bende yer aldım nasıl mı???Kuzene verilen nikah cüzdanı malum damatlığın cebine sığmayınca babama verdi hemen yanında bende bunu gördüm kaçırır mıyım:D Nikahtan sonra Yıldız Parkında yapılan Boğaza nazır yemekte babamdan bir şekilde o evlenme cüzdanını ele geçirdim.:)Eeee kimin çırağıyım yani(en küçük teyzem Z.Ü.Ö)buradan anıyorum bu alandaki çalışmalarıyla üzerimdeki emeği ödenmez,beni birinci sınıf yetiştirdi:)

Neyse ustamdan aldığım 'kaş-göz' ve daha sonrada sözlü desteğiyle elimdeki bu 'Kıymetli Evrak'ı kuzenim(M.A)aleyhine bir şantaj aracı olarak kullanmaya karar vermiştim zaten ok yaydan çıkmıştı yapacaktım artık bunu...Yemekte ara sıcaklar yenirken önümde yemek yiyen gelin-damat ve damadın babası(Y.A)yani enişteme aile cüzdanını göstererek güldüm:) ne de beğenirsin 'benim değil ki:)'Kuzen gördü ve yediği lokma neredeyse bir anda ağzına geldi,evet başarmıştım yaa çok kötüyüm ben yaa...Tabi bu aşamadan sonra pazarlık çalışmları başladı...
Kuzen masaya gelip bak bir sakal atayım dedi 'bende sakal var sakal var'dedim o da bir kirli sakal atarım dedi bende hacı sakalı tercihandır dedim:DNeyse bu cepten bir 20lik çıkardı yuh dedim yaa at yanına bir sıfır öyle gel neyse bu arkadaş gitti biraz kendini toplamaya;ama nerden bileyim anneannemi doldurmuş kadıncağız nerdeyse zor alacaktı elimden ama verir miyim be... ben kaçın kurasıyım...:)En sonunda alınan derin istihbaratlara göre cebinde 0 lirası kalan kuzenime ne yapayım evlilik hediyesi olarak bende nikah cüzdanları taktım:)Valla kuzen mal(gömü)bulmuş gibi sevindi;ama karşılıksız yapmam tabi ki dedim açık bir çek ver ayıpsın dedi bakalım 1ay bekleyeceğim ses soluk çıkmazsa çekini mafyaya yazdırırım arkasını o düşünsün:D:D

Hedefler...

Posted: 28 Ekim 2009 Çarşamba


Düşünüyorum şöyle bir yaşadığım hayatı valla ne bileyim boşa yaşanmış birçok şey var,biraz özeleştiri yapacak olursam biraz fazla hatta gereksiz bayanlar girmiş hayatıma...düşünüyorum neden vallahi tek bir sonuç var elle tutulan
Beni bilenler bilir zamanında bir kızı aşırı derecede sevdim aşıktım her şeyi yaptım onun için birinda kavga ettik elimdeki bardağı sinirden kırdım...neyse bu kız avam tabirle boynuzladı ve bu olaydan sonra bayanlarla olan ikili ilişkilerimde bir farklılık oluştu ne mi tek amacım yaşadığım aldatılma acısını onlara da yaşatmak...
Ne kadar sadistçe yaa düşünsene biri seni aldatmış sen bunun intikamını bundan habersiz,suçsuz seni seven kızlardan alıyorsun ve bundan haz alıyorsun .Evet yaptım inkar etmiyorum;kızların o yüzlerindeki acıyı görünce bir an evet diyordum bu ;ama sonradan utanıyordum yaptığımdan.Sorun da burdaya utanmama rağmen gene aynı şeyi yapıyordum;çünkü kaldıramıyordum ben hak etmemiştim,fazlasayla iyi bir sevgiliyimdim,halden anlayan,anlayışlı ;ama meğer o farklıymış...Ben tanıyamamısım...
Gençliğim şu son 5yılını bu yüzden gereksiz,anlamsız şeylerle harcadım hele şu son sene Budapeşte'den döndükten sonra da oranın verdiği bir rahatlıkla iyice mazideki kırık kalpler arttı çoğaldı...Artık üzülen değil,üzen taraftım...
Aslında yazmayacaktım bunları;çünkü blogu takip eden bir iki tanıdık var neyse ne olursa olsun yüzleşmem lazım yaa...2-3senemi kaybetmiş olabilirim;ama bütün hayatıma mal olacak bir şey yapmadım ve yapmadan da hayatıma çeki ve düzen vermek istiyorum...
Şu an kendim deniyorum;ama eğer olmazsa ciddi olarak profesyonel destek almayı düşünüyorum...

Bekle bizi İstanbul...

Posted: 24 Ekim 2009 Cumartesi

Sonunda oldu ve bayağıdır evlenmesini beklediğimiz kuzenimiz(teyzeoğlu) 'M.A' yazın Samsun'da yapılan nişan töreninin ardından yarın hayırlısıyla dünya evine girecek.Bu ne demek oluyor sizde???Artık sıra bana geldi galiba:)daha okuyorum gerçide zaten bende kuzenim erken evlenmeyi düşünmeyenlerdenim.Ne yapacaksın evlenip bir yığın dert,sıkıntı,v.s...Hedeflerim var onları gerçekleştirmeden evlenmek benim için imkansız;gerçi 'impossible is nothing'ama bir +27yi olalım hayırlısıyla da...
Bu düğün için ben bile bayağı bile hazırlık yaptım normalde böyle düğün,dernek,toplu organizasyonlardan pek haz eden birisi değilimdir halbuki...Gittim hayatımda ilk defa takım elbise aldım.Ne kadar pahalıymış meğer takım elbise almak:)neyse değer kuzenime...

İşte bu sebepten ötürü bir saat içinde İstanbul'a yola çıkacağız inşallah bu düğünde yoğun iş temposu sebebiyle aramızda bulunamayan uragan ablama selamlar:)ellerinden öpüyorum :)İstanbul'dan bir isteğin varsa ara beni ablacığım:)Nerede kalacağız biliyor musun sayın uragan?:)Babamla senin kaldığın bir yer varmış Sultanahmet'te(D.V.M)oradan yer ayırttım:)

Bir Yıl Olmuş...

Posted: 19 Ekim 2009 Pazartesi




Hatırlar mısınız bilmem ben bu bloga yazarken 5ay kadar Budapeşte'de bulundum şöyle bir baktımda arkama bir yıl olmuş;ama ben hala oradan izler taşıyorum,taşıyacağımda ;ancak benimkisi biraz farklı arkadaşlarım döndükten sonra benim çok değiştiğimi,'tabir-i caiz' ise 'Eski B....'olmadığımı söylediler.
  • Acaba gerçekten değişmiş miydim?
CEVAP:Gerçekten vardı bazı değişiklikler bunu burada tartışmayacağım;ancak bana kattıklarıda vardı kopartıp götürdükleri de...
Sonra hatıralarım canlanı orayla ilgili;zaten ne zaman bu konuları düşünüp bir şeyler yapmaya çalışsam bu hatıralar bana oranın farklı yüzünü gösteriyordu.
Bir zamanlar atalarımızın elinde olan topraklarda bizler sadece vize alıp oraları ziyaret eden turistlerdik,garip geldi doğrusu resimdeki köprüden çok geçtim hem yaya hem de bisikletle çok zevkli oluyor bisiklet kullanması bu arada yollar düz olduğu için...
Bu resim ise orada ilk zamanlar yalnız kaldığım,canım sıkıldığı,aile ve vatan hasreti çektiğim zamanlarda gittiğim kenarındaki iskele de Duna'yı izleyip(Tuna nehri) Türkiye'yi düşündüğüm 'Margit Adası'...acayipti yaa resmen damara bağlıyordum ilk zamanlara ,gerçi sonra gelmek istemedim o ayrı ama...:)
Ama ne yapayım insan alıştıktan sonra emin olun çok farklı geliyor orası hele bir de öğrenci yaşamı olunca bahis konusu okey,tavla,batak,pes sabaha kadar...ama dersleri ihmal etmekte yok tabi ki zor oldu ve hala oluyor;çünkü geçen sene orada bulunduğum için seçemediğim dersleri bu dönem vermeye çalşıyorum 11 hukuk dersi...Dualarınızı bekliyorum
Biliyorum bugünkü yazım sanki biraz Budapeşte'yi tanıtım sunumu gibi oldu;ama ne yapayım paylaşmak istedim.Yandaki resim Buda Kalesinde bulunan yani Osmanlı İmparatorluğunun 154 sene hükmettiği 'Budin'eyaletinin kalesinde bulunan son Osmanlı Buda Valisi 'ABDURRAHMAN ABDİ ARNAVUT PAŞA' nın mezarıdır ve altındaki bölümde ise hem Türkçe hem Macarca bulunup şu yazmaktadır.''Kahraman Düşmandı Rahat Uyusun'' bunu yazanların Macar olduğunu unutmamanızı tavsiye ederim,nasıl bir yönetim nasıl bir iktidar kurmuşuz ki gönüllerde bunu söyletebilmişiz varın siz düşünün,açılım konusunun tartışıldığı şu günlerde...Açılıma ne hacet anlamıyorum Osmanlu zaten başarmış bunu Türk,Kürt;Ermeni,Alevi,Sünni,Gayrimüslim herkes bir arada ve güven içinde kardeşçe yaşamışlar.Önemli olan Osmanlı ruhunu canlandırabilmek bence...
Yandaki tranvay'da benim orada yaklaşık 5ay boyunca yararlandığım en önemli ulaşım aracıydı,açıkcası çok hoşlanırdım tranvayla bir yerden başka bir yere gitmekten çünkü Ankaralı olduğumdan heralde tranvay görmemişiz ki İstanbullu kardeşlerimiz gibi hoşuma gitti:)Bu resmide temelli döndüğüm 20.12.2008 tarihinde havaalanına giderken çekmiştim ne de olsa bir mazimiz var... aaa tabi size onu anlatmadım bu tranvaylarda 2-3durağa bir sesli uyarı veriliyor manasıda tranvay ani fren yapabilir her zaman tutunun demek,ben akıllı Macarca bir şeyler öğreneceğimya tuttum gidip gelirken bu cümleyi ezberledim:)Tüm arkadaşlarımın(Türk ve Macar)tepkisi evet Macarcada en gerekli cümleyi ezberlemişssin oldu:D En alta yazacağım ...
Ne bileyim yaa 4ay az değil, bir sürü dostluk,arkadaşlık kurdum işte özlüyorum açıkcası 15tatilde bakalım deneyeceğim vize alabilirsem eğer tekrar gitmeyi sadece ziyaret amaçlı...
Malum cümleye gelince....'A villamos esetenként hirtelen fékezésre kényszerül, kérjük mindig kapaszkodjanak'...:D